Kur'an-ı Kerim'in Al-Anbiyaa Suresi'nde yer alan 79. ayet, Süleyman Peygamber’in bilgelik ve liderlik vasıflarını gözler önüne seriyor. Ayet, Allah'ın Süleyman'a hüküm ve ilim verdiğini belirtirken, Davud Peygamber’in de desteğiyle dağları ve kuşları tesbih ettirdiğini ifade ediyor. Bu durum, Süleyman'ın sadece bir peygamber değil, aynı zamanda bir yönetici ve bilgelerin bilgini olduğu gerçeğini destekliyor.
Süleyman, kendisine bahşedilen bu ilimleri ve yetenekleri çok iyi kullanmış; adaletle hükmetmiş ve toplumu için en hayırlı kararları vermiştir. Peygamberler, yalnızca dini konularda değil, aynı zamanda sosyal yaşamda da örnek alacakları birer rehberdir. Onların hayatları, insanlık için birer öğretici ders niteliği taşır. Bu ayette, Süleyman'ın Sultanlığını ve onun etrafında gelişen olayları düşünmek, kişinin kendi hayatına dair birçok ibret verici dersler çıkarmasına vesile olabilir.
Ayetin sonunda, dağların ve kuşların Süleyman ile tesbih ettiği ifadesi, doğanın ona itaat ettiğini gösteriyor. Bu durum, Allah’a olan teslimiyetin ve yaratılmışların, O'nun emirlerine uymasının önemli bir göstergesi. Doğa ve hayvanlar, insanoğluna da benzer bir sabır ve teslimiyetle yaklaşmalıdır. Tıpkı dağların ve kuşların Süleyman'ın ruhani varlığı karşısında itaat etmesi gibi, insanoğlu da Rabbine itaat etmeyi öğrenmelidir.
Bu ayeti hayatımıza nasıl tatbik edebiliriz? Öncelikle, ilim öğreniminde kararlı olmamız; her alanda bilgiye, hikmete ve irfana yönelmemiz gerekiyor. Bilgi, yalnızca kitaplarda veya derslerde değil, hayatın içinde bize sunulan deneyimlerde de saklı. O halde, her anı değerlendirmek, yaşanılan tecrübelerden ibret almak elzemdir. Süleyman’ın bilgeliği ve nezaket dolu liderlik özellikleri, günümüzde de örnek alınması gereken davranışlardır. Adaletli olmak, toplumda huzuru sağlamak ve bilgiyle hayatı yönlendirmek, bizim için de önemli bir gereklilik haline gelmiştir.